Devlet Bahçeli: Bunlar Firavun’u desteklerdi

MHP lideri Devlet Bahçeli il ve ilçe başkanları toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.

“Afin; terör örgütünün 3 sözde kantonundan birisidir.”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Antalya’da İl ve İlçe Başkanları Toplantısı kapanış oturumunun ardından basın toplantısında konuştu.

 

HZ. MUSA’YA KARŞI FİRAVUN’UN YANINDA YER ALIRLARDI

Dibi görünmeyen kuyulardan su içmedik, içmeyeceğiz. Olayların perde arkasını görmeden öne çıkmadık, çıkmayacağız. Dünyevi menfaatler uğruna geçmişi silmedik. Aksine hizmet etmeyeceğiz. Her zaman olduğu gibi ihanet kuşatmasını dağıtacağız. Onun bunun önünde el pençe divan durmayacağız. Bunlar eski Mısır döneminde yaşasaydı Hazreti Musa’ya karşı Firavun’un yanında yer alırdı

BAHÇELİ: KISKANANLAR ÇATLASIN

MHP bu ruh, bu inanç ve bu kabulleniş kapsamında yoluna devam edecek. Siyaseti mert ve adam gibi yaparak verdiği sözleri tutacak, her fedakarlığı Türk milleti için yerine getirecektir.

“TÜRKİYE AĞIR BİR BEKA SORUNU YAŞAMAKTADIR”

Türkiye ağır bir beka sorunu yaşamaktadır. Beka yoksa gellecek yoktur. Bundan sonra Türkiye’yi nasıl bir geleceğin bekleyeceği siyasi gelişmelerin nasıl şekilleneceği milletimizin kardeşliğinin nasıl sürdürüleceği hepimizin düşünmesi gereken hayati konulardır. Bu önemli konuların milletimizin lehine sonuç verebilmesi partimizin yapacağız ustaca siyasi hamlelere, komploları görme ve çözme yeteneğine, sorunları milletimize anlatabilme becerisine bağlı olacaktır. Bu nedenle hepimize düşen görevin fazlalaştığı yeni dönem partimizin milletimiz nezdindeki yerini güçlendirecektir.

MHP bir yanda tehditleri öngörü ile teşhis ederken diğer yanda Türkiye’ye hizmet için çalışmalarını sonuçlandıracaktır. Yaşanan bugünkü sürece ve yaklaşan tehlikelere dikkati çekiyorum. Yüreğinde vatan ve bayrak sevgisi olan herkesi ortak değerlerimizde buluşmaya davet ediyorum. Girdikleri ihanet yolculuğundan vazgeçmeleri konusundan kesinkes uyarıyorum.

AFRİN HAREKATI 

Afrin; Kobani ve Cezire ile birlikte terör örgütünün 3 sözde kantonundan birisidir. Zeytin Dalı Harekatı haklı, meşru ve milli bir duruşun sahaya yansımış halidir. Nereye kadar gidiyorsa oraya kadar sürdürülmelidir. İnsanlık düşmanı teröristlere, karadan, havadan hayatı dar ediyoruz. 21. günde önemli hedefler imha edilmiştir. İlk defa derinlemesine ilerleme kaydedilmiştir. Harekatın planlama ve icrasında masumların zarar görmemesi için olağanüstü çaba gösterilmektedir. Şehit haberleri elbette bizleri derin üzne boğmaktadır. ATAK tipi helikopterimiz kırıma uğramış, 2 kahramanımız şehit olmuştur. Patlama akıllara pek çok ihtimali getirmiştir. Doçka saldırısından mı yoksa teknik sorundan mı düştüğü kısa sürede belli umuyorum ki ortaya çıkacaktır.

“BU VATAN BÖLÜNMEYECEKTİR”

Sınırlarımızda büyük bir hareketlilik ve askeri sevkiyat vardır. Dün 9 kahramanımız şehit düşerken 11’i de yaralanmıştır. Acısı ocaklara kor gibi düşmüştür. Allah’tan rahmet, yaralı evlatlarımıza şifalar diliyorum. Terörle mücadelenin bir doğası vardır. Vatan savunmasının acı verici sonuçları arzu etmeksek de doğmaktadır. Şehitlik makamı vatana, bayrağa ve millete feda edilmiş bir ömrüm şan ve şerefidir. İnancımıza göre şehitler ölmemiştir, iddiamıza göre bu vatan bölünmeyecektir. Allah bu milletin yardımcısıdır.

“ABD YANLIŞTAN DÖNMEZSE DURUMU DÜŞMANLIK OLARAK ANILACAKTIR”

Koalisyonun ABD’li komutanı Funk Türkiye’nin yanlış hesaplarından kaygılandığını açıklamış. Acaba yanlış, bu sömürgeciye göre nedir? “Rakka’yı IŞİD’den alan insanlar kahramandırlar”. Funk asıl yanlışı kendilerinn yaptığını görmemiş. Haine kahraman diyorlarsa bu ABD ile müttefiklik nasıl sürdürülecektir. Görüş menzili sıfıra iner, eller tetiğe giderse olacakları hesap eden, sonuçlarını düşünen var mıdır? Biz düşünüyor, hesap ediyoruz ve de kimseden korkumuz olmadığını Antalya’dan ilan ediyoruz. ABD özel kuvvetleri askerlerinin Menbiç’te devriye gezmeleri, cinayettir, ihanettir. Silahların menşei bellidir. Tanksavarların, uçaksavaların hangi ülke tarafından hibe edildiği bellidir. Türkiye’ye yapılan saldırıları teşvik ve tahrik etmiş, en azından namluya mermiyi sürmüştür. Bu kin çok tehlikeli bir noktaya, sıcak çatışmaya doğru gitmektedir. Stratejik ortağımız, NATO’dan yana durduğumuz ülke FETÖ başaramayınca, bu defa diğer terör örgütleri ile bir olmuştur. ABD terör tahkimatına devam ederse duruşunun tanımı düşmanlık olarak anılacaktır.

“ALIN PKK’YI VURUN CHP’YE”

Kalıcı dostluklar esas olmakla birlikte bunun ilelebet sürmesi nasıl ihtimal dahilinde değilse, düşmanlıkların kalıcı olması da mümkün değildir. Geleneksel Türk dış politikası bu çerçevede anlamını bulmuştur. Sürekli sizin adım attığınız bir ilişki şeklide ancak bir ülkenin teslim olma halidir. Türkiye girdiği savaştan mağlup dönen aciz bir ülke değildir. Bu ülke hiçbir sözünde durmamıştı. Hiçbir vaadini tutmamıştır.Menbiç’te konuşlanmış, Türkiye’ye gözdağı vermeye kalkmıştır. Bu zilleti, zelillere aynen iade ediyoruz. ABD’nin gözetiminde Menbiç’ten Afrin’e terörist kaydırıldığı da yansımıştır. Kılıçdaroğlu ne derse desin, Afrin’e mutlaka girilmeli, Afrin mutlaka teröristlerden tepeden tırnağa arındırılmalıdır. Menbiç’te PKK/PYD durduğu müddetçe terör koridoru riski bertaraf olmayacaktır. Afrin’e girmeyeceksek Zeytin Dalı Harekatı’nı niye başlattık? Dağda taşta terörist ararken bunların şehir merkezine sığınacağını Kılıçdaroğlu bilmiyor mu? Muhasebeci Kenan da mı bilmiyor? Musul’da tekledi muhasebeci oldu, bari Afrin konusunda sıkı dursun da görelim. Amasız, fakatsız terörle mücadeleye destek verdiğini göreniniz bulundu mu? Alın PKK’yı vurun CHP’ye.

Devlet Bahçeli

Bahçeli’den çok sert ‘Rıza Sarraf’ çıkışı

MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında Zarrab davasıyla ilgili çok sert ifadeler kullanarak “Bizim tarafımız Türkiye’dir, tarafsızlık namussuzluktur.” dedi.

  • GİRİŞ05.12.2017 22:08
  • GÜNCELLEME 05.12.2017

MHP Lideri Bahçeli partisinin grup toplantısında ABD’de Türkiye’ye karşı kurulan kumpasa sert tepki göstererek,  “ABD’de kurulan yanlı mahkemelerde Türkiye yargılanmaktadır. Karanlık ve kaçak bir şahsın, hain bir suçlunun kirli itirafları ülke kamuoyunu meşgul etmektedir. Soytarıların ithamı ile Türkiye değerinden bir şey kaybetmez. Türkiye’yi sanık, şarlatanı tanık yapan, jürisi alık, iddiaları sarsak olan sözde hukuk sistemi her zaman her daim ayaklarımızın altındadır. MHP bu kumpasa duyarsız, tarafsız kalmayacaktır. Tarafımız sonuna kadar Türkiye Cumhuriyeti’dir. İhanet, melanet ve rezaletin kuşattığı bir ortamda tarafsızlık namussuzluktur. ” ifadelerini kullandı.

İsim Vermeden Kılıçdaroğlu’nu sert dille eleştiren Bahçeli, “ABD’deki tezgahın tamamlayıcısı gibi hareket ederek pervasız belgeleri pervasızca sallayanlar, yeni cephe açmaya çalışan namertlerdir” dedi.

Bahçeli’nin konuşmasından satır başları şöyle;

“Türk milleti çetin şartları çevik iradesi ile aşmanın çabasındadır. Pek çok sorun birikmiştir. Üzüntümüz sorunların gittikçe kemikleşmesidir. İç meselelerimizin ağırlığı, siyasetteki gelgitler bugün daha fazladır. Türkiye zaman ve zemin kaybetmektedir. Güney sınırlarımız boyunca yuvalanan ihanet mevzi kazanmaktadır. Tehdit artmıştır. ABD’nin YPG ile bağı tüm itirazlarımıza rağmen sürmektedir. Teröristler cesaretlendirilmektedir. Verilmiş sözler çiğnenmektedir. Türkiye’nin çıkarlarını perdelemek maksadıyla küresel fitne ile düşmanca oyunlara bel bağlamışlardır. Rusya, Deyrizor’da YPG ile poz vermekte, aynı kalıp ve kareye girmektedir. Bunda da bir sakınca görmemektedir.

ABD’DE KURULAN YANLI MAHKEMELERE SESSİZ KALAMAYIZ

Ekonomik oyun ve operasyonlar devamlı körüklenmektedir. ABD’de kurulan yanlı mahkemelerde Türkiye yargılanmaktadır. Buna razı olamayız, sessiz kalamayız. Karanlık ve kaçak bir şahsın, hain bir suçlunun kirli itirafları ülke kamuoyunu meşgul etmektedir. Türkiye’den nasıl kaçtığı ya da kaçırıldığına dair türlü spekülasyonlar yapılmaktadır. Türkiye’yi yere düşürmek amacıyla yer çekimi ile yarışanların iffetsizlikleri hepimizin gözü önünde cereyan etmektedir. Zehri zemzem diye yutturmaya çalışan dolandırıcılar ülkemizin saygınlığını zayıflatmanın hevesine kapılmışlardır.

BİZ DEMİYORUZ Kİ ORTADA SUÇ YOKTUR…

Türkiye soytarıların ithamı ile değerinden bir şey kaybetmeyecektir. Türkiye’yi sanık, şarlatanı tanık yapan, jürisi alık, iddiaları sarsak olan sözde hukuk sistemi her zaman her daim ayaklarımızın altındadır. Her zaman öfkemizin hışmına uğrayacaklardır. Biz demiyoruz ki ortada suç yoktur, demiyoruz ki şarlatan yargılanmasın. Hukuki sınırları Türkiye Cumhuriyeti’dir. Uluslararası kumpasın hükmü Türkiye’de geçmeyecektir.  

CHP’YE BELGE GÖNDERMESİ

MHP duyarsız, tarafsız kalmayacaktır. Tarafımız sonuna kadar Türkiye Cumhuriyeti’dir. İhanet, melanet ve rezaletin kuşattığı bir ortamda tarafsızlık namussuzluktur. ABD’deki tezgahın tamamlayıcısı gibi hareket ederek pervasız belgeleri pervasızca sallayanlar, yeni cephe açmaya çalışan namertlerdir. İşguzar ve işbirlikçilerin gerçek yüzleri ortaya çıkmıştır. Yazıktır bu ülkeye, bu vatana. Yazıktır günahtır ayıptır bu millete. Biz yabancıların elinden su içip çanağından yemlenen çevrelere benzemeyiz. Bizim siyasetimiz ilkelidir, iradelidir.

TÜRKİYE DÜŞMANLARINA MERHAMET YOKTUR

Öfke, haset, tamah, kötülük, er kişinin değil, şer kişinin hasletleri arasındadır. Çok şükür çektiğimiz köken belli, geldiğimiz kaynak bellidir. Ülkemiz belli, tertemiz ülkülerimiz belirgindir. Türkiye’nin kaybetmesine oynayanlar en acı yenilgiyi tadacaklardır. Bunlara merhamet ise maraz doğuracaktır. Türkiye düşmanlarına merhamet yoktur. Kaos ve kriz tacirlerine af yoktur. Yorgun siyasetleri ile ülkeyi karanlık çöllerine çekmeye çalışanlara hoşgörü olur mu? Elbette olmaz, olmayacaktır. Zafer Türk milletinindir. Yalan ve iftira kokanlar, belge de sallasa, haçlıların beşiğinde de sallansa nihai son utanç verici bir kokuşmuşluk olacaktır.

UZLAŞMADAN KAÇMADIK KAÇMAYACAĞIZ

16 Nisan’la birlikte yeni hükümet sistemi milletimizin kararı ile kurulmuştur. Biz fikri temellerimizden ilham ve feyzimizi alarak bir uzlaşma fırsatının oluşmasını deyim yerindeyse oğul vermesini arzuluyor, buna göre siyasetimizi şekillendiriyoruz. 16 Nisan’dan sonra 6 ay içinde uyum yasalarının çıkması gerekiyordu ancak şu zamana kadar bu gerçekleşmemiştir. Temennimiz bütçeden sonra uyum yasaları ile ilgili ihtiyaçların tamamlanmasıdır. Biz üzerimize düşeni harfiyen yapmanın kararlılığındayız. Uzlaşmadan kaçmadık, kaçmayacağız.

HÜKÜMETE VERDİĞİMİZ DESTEĞİN SEBEBİ…

Türkiye’de iktidar meydandadır, muhalefet de bellidir. Siyasi sınır ve sorumluluk alanları sandıkta çizilmiştir. Son günlerde televizyonlarda, gazete sütunlarında bir iddia servis edilmektedir. Neymiş, MHP ne derse o yapılıyormuş. MHP iktidara yön vermiyormuş. Buradan sesleniyorum AK Parti’nin bir kısım milletvekili ve yöneticisi kaygılanmasın ve korkuya kapılmasın. Türkiye Cumhuriyeti’ni yöneten Cumhurbaşkanıdır, Başbakandır, Bakanlar Kurulu’dur ve mesai arkadaşlarıdır. MHP muhalefet görevini 36 milletvekili ile en etkili şekilde icranın, milli hedeflerimize destek vermek için her mücadeleyi yerine getirmenin amacındadır. Hükümete desteğimiz terörle mücadelenin başarıya ulaşması içindir. Dış politikada elinin zayıf olmaması içindir. Hiç kimse merak buyurmasın, MHP yerini de yurdunu da bilir. Bilmeye de devam edecektir. Zamanı geldiğinde şartlar olgunlaştığında neyin nasıl olacağını herkes görecek ve bizzat şahit olacaktır. ”